KOPYACI
KOPYACI
Gecenin bu saatinde kapısının çalınmış olmasından dolayı içine düşen kuşkuyu bastırmaya çalışarak, pencereden dışarı baktı. Bulutlar gecenin üzerini öylesine örtmüştü ki, ayın ışığı bile görünmüyordu. Sokak lambalarının ışıklarının yetişemediği bölgeler koyu bir karanlığa bürünmüştü. Yağmur ince darbelerle cama vurmaktaydı. Siyah beyaz televizyonda çok eski bir film izlermiş gibi hissetti kendini. Zil ikinci kere çaldı.
Yalnız yaşadığı için kendisini pek ziyarete gelen olmazdı. Zaten bu saatte kimse ziyaret için gelmezdi. Kapının gözetleme deliğinden baktı. Yazının tamamını okuyun »